Renata Rat

30 March 2020

No Comments

Hak örgütleri Türkiye’yi COVID-19 riskiyle karşı karşıya olan mahpus gazeteciler, insan hakları savunucuları ve diğer kişileri bir an önce serbest bırakmaya çağırıyor

COVID-19 hastalığının cezaevlerinde yayılmasına dair endişeler artarken, Türkiye hükümeti cezaevlerinden 100 bine kadar mahpusun tahliye edilmesini öngören bir yasa tasarısının çalışmalarını hızlandırdı. Bu adımı memnuniyetle karşılıyoruz. Türkiye cezaevlerinin aşırı kalabalık olması ve yeterli hijyen imkanlarının bulunmaması nedeniyle cezaevlerindeki 300 bin civarında kişi ile on binlerce cezaevi personeli halihazırda ciddi sağlık tehlikesi altındadır. Koronavirüs salgını bu durumu daha da ağırlaştıracaktır. Ancak bizler, hazırlanan tedbirlerin hükümetin öngördüğü mevcut şekliyle uygulanması halinde sadece haklarını kullandıkları için cezaevinde bulunan gazeteciler, insan hakları savunucuları ve diğer kişiler ile tahliye edilmesi gereken kişilerin parmaklıklar ardında kalmaya devam edeceğinden endişeliyiz.

 

Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar Türkiye yetkililerini, sadece haklarını kullandıkları için tutuklanan ya da hüküm giyen gazeteciler, insan hakları savunucuları ve diğer kişileri derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakmaya çağırmaktadır. Ayrıca, Türkiye yetkilileri cezaevlerindeki bütün tutukluların durumlarını bu kişileri tahliye etmek amacıyla tekrar gözden geçirmelidir. Uluslararası insan hakları hukuku ve standartlarına göre, masumiyet karinesi ve kişi özgürlüğü hakkı doğrultusunda tutuksuz yargılama esastır ve tutukluluğa ancak son çare olarak başvurulabilir. Yargılama aşamasında tutukluluğun istisnai bir uygulama olması gerekmesine rağmen Türkiye’de tutukluluk rutin ve cezalandırıcı bir şekilde uygulanmaktadır. Hükümet, ayrıca belli bir yaşın üzerinde olanlar ve ciddi sağlık sorunları bulunanlar gibi COVID-19 hastalığına karşı daha savunmasız durumdaki mahpusların tahliyesini de ciddi bir şekilde ele almalıdır. Yetkililer bütün mahpusların, COVID-19’a karşı test, önleme ve tedavi imkanlarını da içerecek şekilde, tıbbi müdahale ve sağlık hizmetlerine toplumun geneline sunulan standartlarda hızlı erişimini temin etmelidirler. Cezaevi personeli ve sağlık çalışanları korunmaları için gereken bilgi, teçhizat, eğitim ve desteğe erişebilmelidir.

 

Mevcut Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, mahkumların cezalarının üçte ikisini cezaevinde geçirdikten sonra denetimli serbestliğe hak kazanabileceğini öngörüyor. Önümüzdeki günlerde Mecliste geçmesi beklenen tasarının ise bu süreyi cezanın yarısına indireceği belirtiliyor. Hamile kadınlar ve hastane raporuyla kronik rahatsızlığı olduğu belgelenen 60 yaş üstü mahkumlara da ev hapsi getirilmesi bekleniyor. Aralarında terör suçlarının da bulunduğu az sayıda suçtan mahkumiyeti bulunan kişiler ise öngörülen infaz indiriminden faydalanamayacak. Yasa tasarısı tutukluları veya mahkumiyetleri halen temyiz sürecinde sonuçlanmamış kişileri kapsamıyor. İnfaz indirimi düzenlemesinin geçen yaz açıklanan Yargı Reform Stratejisi kapsamında çıkarılacak 3. Yargı Reform Paketi çerçevesinde yasalaşması öngörülüyor.

 

Türkiye’de terörle mücadele yasaları son derece muğlak ve yaygın bir şekilde gazetecilere, muhalif siyasi aktivistlere, avukatlara, insan hakları savunucularına ve muhalif görüşlerini ifade eden diğer kişilere karşı açılan düzmece davalarda istismar edilmekte. Gözlemlediğimiz çok sayıda davada belgelendirdiğimiz üzere, pek çok kişi sadece muhalif görüş açıkladığı için ve hakkında şiddete başvurduğuna, şiddete tahrik ettiğine ya da yasadışı örgütlere yardım ettiğine dair hiçbir kanıt olmaksızın uzun süre tutuklu kalıyor ya da terör suçlamalarıyla mahkum ediliyor.

 

Bu kişiler arasında tanınmış gazeteci ve yazar Ahmet Altan, Kürt siyasetçi Selahattin Demirtaş, iş insanı ve sivil toplum temsilcisi Osman Kavala ve çok sayıda akademisyen, hak savunucusu ve gazeteci var. Demirtaş’ın daha önce cezaevinde kalple ilgili sağlık sorunları yaşadığı bildirilmişti; Altan ve Kavala ise 60 yaş üstündeler ve dolayısıyla COVID-19 salgınının risk grubundalar. Hiç tutuklanmamış olması gereken bu insanların tahliyeden mahrum bırakılması, halihazırda mağduru oldukları ciddi hak ihlallerini daha da artıracaktır.

 

Biz aşağıda imzası bulunan kuruluşlar, hükümete ve Meclise, cezaevlerindeki vahim sağlık tehdidini azaltmak için alınacak tedbirlerde eşitlik ilkesinin gözetilmesi çağrısında bulunuyoruz. Mevcut yasa tasarısı bazı mahkumların siyasi görüşleri nedeniyle kapsam dışında bırakılmaları anlamına gelmektedir. Binlerce kişi sadece ifade ve toplanma özgürlüklerini kullandıkları için cezaevinde. Bu kişiler şimdi bir de benzeri görülmemiş büyüklükte bir sağlık tehdidiyle karşı karşıya. Uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde, Türkiye tüm mahpusların sağlık hakkını ayrımcılık yapmadan sağlamak için gerekli her tedbiri almakla açık bir şekilde yükümlüdür.

 

Türkiye yetkililerini, haksız bir şekilde hapsedilen kişileri derhal serbest bırakmak için bu fırsatı kullanmaya ve henüz hiçbir suçtan cezalandırılmamış kişiler ile cezaevlerinde sağlıklarının korunmasının güvence altına alınamayacağı aşırı kalabalık ve hijyen açısından yetersiz koşullarda bulunan ve hızla yayılan hastalığa karşı özellikle risk altında bulunan mahpusların serbest bırakılmasını acil bir şekilde değerlendirmeye davet ediyoruz.

 

İmzalayanlar

ARTICLE 19
Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF)
Punto24, Bağımsız Gazetecilik Platformu
Uluslararası Af Örgütü
ARTICOLO 21
Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ)
Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ)
Dünya Gazete Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA)
Düşünce Suçuna Karşı Girişim – Türkiye (IFoX)
Freedom House
Frontline Defenders
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ)
Güneydoğu Avrupa Medya Organizasyonu (SEEMO)
IPS İletişim Vakfı/bianet
Osservatorio Balcani e Caucaso Transeuropa (OBCT)
PEN Almanya
PEN Danimarka
PEN İngiltere
PEN İsveç

Grants

“A signal of encouragement” to Belarus

The Belarusian journalists Katsyaryna Bahvalava and Darya Chultsova will be awarded the Prize for the Freedom and Future of the Media 2021

READ MORE
Monitor

147 alerts in 4 months – third MFRR Monitoring Report reveals alarming media freedom trends

The end of 2020 and beginning of 2021 were not easy on press and media freedom, the third MFRR Monitoring Report shows.

READ MORE
Statement

EU Rule of Law report: Little bark, no bite

On 20 July, the European Commission published the 2021 Rule of Law Report. The document can be a valuable tool that empowers civil society, the EU institutions and Member State governments who care about the rule of law in the Union. However, for it to live up to the high expectations and truly become a critical tool that can contribute to the promotion and safeguarding of EU values, we believe several fundamental changes are needed in future iterations of the report.

READ MORE
Statement

ECPMF highly concerned about raid on home of The Insider editor-in-chief

The European Centre for Press and Media Freedom (ECPMF) is highly concerned about the raid this morning on the home of investigative journalist Roman Dobrokhotov. We call on the Russian authorities to immediately halt its intensifying crackdown on independent media in the run-up to the legislative elections in September.

READ MORE
Statement

Turkey: Concern over proposals to introduce new regulation of “fake” and “foreign-funded” news

The Media Freedom Rapid Response (MFRR) and undersigned partner organisations are concerned about and condemn recent statements by Turkish President Erdoğan and other government officials pertaining to the introduction of new regulation of so-called fake news and “foreign-funded” news in the country.

READ MORE
Statement

Hungary: MFRR highly alarmed by Pegasus surveillance revelations

The Media Freedom Rapid Response (MFRR) is highly alarmed by the revelations by a consortium led by French NGO Forbidden Stories about the surveillance of journalists, human rights defenders, lawyers and others through the Pegasus spyware program developed by Israeli company NSO Group.

READ MORE

Read news by categories: